Bir Start-Up Çalışanı Olmanın Avantajları

Start-Up Neydi?

Önceleri Amerika’da başlayan, daha sonra dünyayı kasıp kavuran bir iş modeli akımıdır. Sıfır noktasından işe başlayan bir şirket için kullanılan terim, başlangıç olarak tanımlanır. Türkçede karşımıza ‘’girişim’’ olarak da çıkabilir. Hızlı büyüme için tasarlanmış, teknolojik donanıma sahip, geniş kitlelere hitap eden, sunduğu hizmeti kullanıcıya ulaştıran ve sürekliliğini sağlayan, gelişmeye-geliştirmeye müsait girişim fikirlerine kısaca START-UP diyoruz.

 

Günümüzde herkes bir start-up çalışanı olmak istiyor. Kimilerine uzun çalışma saatlerini, gün içinde işler arasında kaybolmayı hatırlatsa da start-uplar oldukça çekici. Bir start-up çalışanı olmanın avantajlarını sizin için listeledik.

 

Start-up Kültürü

Start-uplar çalışma ortamı olarak daha samimi ve daha enerjik bir atmosfer sunar. Hiyerarşinin keskin hatlara sahip olmadığı, çalışanların birlikte eğlenmeye vakit ayırabildikleri, iş dışında da bolca etkinlik yaptığı ve bir kişi “haydi yapalım” dediğinde harekete geçilebilen bir ortamdır.

 

 

 

Daha Az Rekabet

Start-uplarda ekip ruhu çok değerlidir. Bu sebeple rekabet unsurları yerini sıkı arkadaşlıklara ve başarıların verdiği motivasyona bırakır. Çalışanlar arasında her seviyedeki beceri ve bilgi paylaşımı değerlendirilir, deneyimli çalışanlar genç kişilere rehberlik eder ve dolayısıyla samimiyet önemlidir. Sürekli gelişen ve büyüyen bir oluşumun içindesinizdir, başarı ve başarısızlık tüm ekibin eseridir.

 

 

 

 

İş Tatmini

Start-uplar çalışanlarını işe başlama konumlarına göre değil, sahip oldukları yeteneklere ve kendilerini geliştirmek istedikleri alana göre kullanırlar. Bu durum çalışanların rahat çalışmasına ve hızlı aksiyon almasına katkı sağlar. Genelde hızlı aksiyon alındığı için yaptığınız işin sonucunu hemen görebilirsiniz. Start-uplarda adeta kendi işinizin patronusunuzdur. Müşteriyle olan ilişkiler, tedarikçiyle olan iletişim, dışarıdan aldığınız hizmetler, iş geliştirme fikirleri gibi maddelerin tamamını zaman zaman siz yönetirsiniz. Bu ileride size çevre anlamında da büyük avantaj sağlar.

 

 

 

 

Farklı Deneyimler

Kurumsal Şirketlerde iş tanımları ve görevleri daha net ve keskin iken start-up şirketlerde esnek görev tanımları vardır. Kişi pek çok işi tek başına yaparak ve kendini besleyerek işe daha fazla motive olabilir. Bu sayede kişiler kendi potansiyellerini ortaya çıkarma fırsatı yakalar.

 

 

Start-uplar doğası gereği çalışanlarını çapraz eğitim disiplini ile hazır hale getirmeyi amaçlar. Bu durum çalışanların esnek olmasına ve hızlı aksiyon almasına katkı sağlar. Start-upların içlerinde büyük bir girişimci ruhu vardır. Bu girişimcilik ruhunun özünde çalışanları ile beraber büyük projelerde yer alan şirket sahipleri yer almaktadır. Fikirler, yaratıcı düşünceler ile teşvik edilir ve şeffaflık şirketin kendi odağı haline gelir. Süreçler çok daha kısalır, hiyerarşi daha azdır ve yaratıcılığa yönelik farklı fikirlerin teşviki fazladır.

 

 

 

 

Ödül

Kurumsal şirketlerde çoğu zaman şu hissiyata kapılırsınız ‘’Okyanusta bir damlayım ve fark edilmiyorum.” Start-uplarda ise herkesin başarısı ve performansı daha kolay gözler önüne serilebilir. İşinizde başarılı olduğunuz ve vazgeçilmez bir pozisyon yarattığınız takdirde ödüllendirilirsiniz. Bu maddi ya da manevi bir ödül olabilir. Hatta bazen bir müşterinizin attığı teşekkür mesajı bile ekip içinde coşkuyla karşılanır. Eğer başarısız olup tökezlerseniz elinizden tutup, yanlışlarınızı gösterecek insanlarla birliktesinizdir.

 

 

 

 

Yahoo’nun CEO’ su Marissa Mayer ’’Korkunuzu yenmeye çalışırsanız, risk almanın verdiği hissin muhteşem şeyler gerçekleştirebildiğini görebilirsiniz.” Demiş. Hayatınızı nasıl şekillendireceğiniz -çevresel faktörleri saymazsak- sizin ellerinizde. Sizler için start-up kültürünü listelerken biraz da kurumsal ile olan farklılıklarından bahsettim. Umarım aradığınız soruların yanıtını bulmanıza yardımcı olmuştur.

 

Okuduğunuz için teşekkürler.

netvent