Mobile Monday Etkinliğindeydik: Connected2.me

Merhabalar Netvent okurları 🙂

Dün, Mobil severleri ”Her ayın ilk Pazartesi günü Mobil Teknolojileri konuşmak için bir araya getiren” ODTÜ Teknokent’te düzenlenen Mobile Monday etkinliğindeydik. MoMo etkinliğinde Connected2.me‘den Ozan Yerli başta olmak üzere, Connected2me ekibinin tamamı yer alarak bizlere güzel bir sunum yaptılar.
Daha çok soru cevap olarak ilerleyen bu etkinlikte bazı notlar alma fırsatı bulduk. ( Değerli ekip arkadaşım Metehan Yeşilyurt ile birlikte )
Notları madde madde derledik.

1) Amerika’da yatırımcılar ilk önce metriklere önem veriyor. (actionable metrikler)
2) Daha da açmak gerekirse, yatırımcılar bir projenin geliri ile değil aktif ziyaretçisi ve sadakat oranı ile ilgileniyorlar. ( uygulamayı indirip 1 hafta içerisinde girenler, 1 ay içerisinde girenler )

3) Connected2.me gibi startup’larda haftalık yüzde 5 büyüme gerekiyor. Yatırımcı bu noktaya dikkat ediyor ve aylık olarak rapor istiyor. ( yıllık olarak baz alındığında 10 kat bir büyüme söz konusu )

4) Retention çok önemli bir metrik. Yatırımcıların yine dikkat ettiği bir nokta. Aynı zamanda ürünle ilgili de aksiyon alınması konusunda yardımcı oluyor. 1,7,15,30 günlük retention oranları uygulama için önemli. 1 günlük retention’da %50 oran gerekiyor. %50’si ürünü/servisi yeniden kullanmalı. İlk günden sonra uygulamayı kaldıran kullanıcı genellikle uygulamayı anlamadığı için kaldırıyor. On-boarding yani kullanıcıya uygulamayı tanıtan ekranlar bu noktada önemli. Kullanıcılar takip ediliyor ve bunun için Fabric kullanılıyor.

5) En zoru kullanıcıyı 30 gün boyunca tutabilmek. Bu oran ne kadar yüksek olursa projenin değeri o kadar artıyor ve büyüme hızı o kadar artıyor.

6) Connected2.me’nin aylık olarak: web’de 1,5 milyon, mobilde ise 600 bin kullanıcısı var. Hedef 1.5 sene içerisinde 10 milyon kullanıcı. ( Yatırım ve değerleme amacı ile )

7) Ekip Amerika’ya gitmeden şirketi kurmuş. 🙂 Bunun sebebini ise hızlı bir şekilde yatırım almak olarak açıklıyor Ozan.

8) Şirket şuanda 8 milyon dolar değerlemeye sahip. Bu değerlemelerin çeşitli standartları var. Piyasaya resmi olarak çıktığında 2 milyon değerlemeye sahipti. Alt not: İlk yatırımda %7’si 100 bin dolar değerlemeye sahip olursa uygulama/ürün/servis iyi yolda demektir. Connected2.me ise ilk değerlemesini %5 i 100.000 dolardan aldı.

9) Şirkette çalışanlar için Amerika’da genellikle vesting sistemi kullanılıyor. Bu sistem ile belirli bir süre çalışan kişi, şirketten hisse alabiliyor. Connected2.me çalışanlarının da hisseleri mevcut.

10) Connected2.me yatırım aldıktan sonra büyümek için reklam modellerinin hepsini denemiş. En çok geri dönüşü Facebook reklamlarından almışlar. Sebebi ise hedefleme seçeneğinin gelişmiş olması.

11) Connected2.me’de sadece kullanıcı adı ve mail adresi veriliyor. Diğer tüm bilgiler alınmıyor. ( Facebook ile giriş harici, Facebook ile giriş yapıldığı taktirde Facebook verilerini çekiyor ) Dolayısı ile kullanıcılarla ilgili data analizi kısıtlı. Uygulamanın gelir modeli ana sayfada ön plana çıkan profiller arasında yer alarak oluşmuş.

12) Connected2.me şuan Aylık 30 bin dolar kazanç sağlıyor. Bu gelir giderken oldukça düşük seviyede, yatırımı yiyorlar 🙂

13) Kullanıcıların kişisel bilgileri ile ilgili data analizi kısıtlı; ancak uygulama içi kohort analizi yapılıyor. Bunun için de Google Analytics kullanılıyor.

14) Google Analytics ile Android takibi oldukça kolay lakin IOS sıkıntıları mevcut, bunun için geliştirme yapılması gerekiyor. ( kişisel öneri )

15) Event uygulamaları için offline marketing kanalları etkili olabilir denildi.

16) Amerika’da yatırımcılar (sözleşme koşulları önemli tabii) proje sahibine teknik konuda karışmıyorlar. Hatta hiç bir konuda karışmayıp sadece ayda 1 rapor istiyorlar.

17) Uygulamada şuana kadar güvelik konusunda çok ciddi bir açık oluşmamış. Genellikle DDos saldırılar yapılıyormuş. Cloudflare ile bu sorunu çözmüşler.

18) Odak noktası dating olan uygulamalara yatırımcılar yatırım yapmaya sıcak bakmıyor. Zira kullanıcı sevgili bulduktan sonra uygulamayı kullanmıyor. ( Ozan Yerli ve bütün salon gülüyor burada 🙂 )

19) Uygulama ve kullanıcı analizi ile ilgili usertesting.com kullanılmış. Usertesting.com’da rastgele bir kullanıcı uygulamayı indiriyor ve tüm hareketleri, aksiyonları video kayıt altına alınıyor. Bu da uygulama sahibine fayda sağlıyor.

20) Günümüzde ilk önce mobil ile çıkmak daha mantıklı. Connected2.me servisinin web kullanıcıları gün geçtikçe mobile kayıyor.

21) Uygulama yeni bir ülkeye sıfırdan girmemiş, farklı ülkelerden gelen kullanıcılar Twitter ve Facebook yoluyla arkadaşlarına yaymış. Hatta ilk başlarda Facebook ile giriş yapınca otomatik olarak paylaşım yaptırılıyormuş, ta ki Facebook engelleyene kadar. ( Ozan bu durumdan viral olarak bahsediyor  )

22) Ancak yeni bir ülkeden gelen kullanıcı aynı ülkeden kullanıcı bulamayınca servisi kullanmayı bırakıyor. Şuanda da çoğunlukla Türk kullanıcılar var 🙂 Hedef Amerika pazarında büyümek. Uygulamaların büyüme yollarından bir tanesi de üniversitelerdeki öğrenci toplulukları ile iletişime geçmek ve orada bir yayılma sağlamak.

23) Conneced2.me’ye ait Amerika’da bir şirket var(yatırımcılarla ortak olunan). Bir de ayrıyetten Türkiye’de şirket var. Türkiye’de ki şirket Amerika’da kurulan şirketin alt şirketi oluyor 🙂 Gelirler Türkiye’deki şirkete geliyor. Bunun sebebi ise Amerika’da vergilerin daha fazla olması.

24) Amerika’da rekabet kurumu iyi çalışıyor. Bu konu üzerinde oldukça fazla duruldu.

25) Rıza Selçuk Saydam’ın Pazarlama ile ilgili verdiği 60-30-10 örneği önemli ve üzerinde durulması gereken diğer bir konuydu. Hatta örneği detaylandırırken Yandex’in Türkiye pazarında %100 lük değil %30 luk pasta sahibi olmasını hedeflediğini belirtti. Bu örnek için Yandex CEO’su Arkady Volozh ile Yandex Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ’ın şirketin hedeflerini anlattığu şu yazıyı okuyabilirsiniz.

 

Etkinlikten kareler:

555  111 222 333 444

 

Etkinlik sonrası kalanlar 🙂

 

666

Görseller Mobile Monday Facebook sayfasından alınmıştır.

Ofisin en son dağınık halini paylaşmadıkları için şahsım adına MoMo ekibine de ayrıyetten teşekkür etmek isterim. 🙂

Sizlerin de yorum alanından katkılarınız olursa çok sevinirim.

Sürç-i lisan ettiysek affola.

Ramazan Deniz Yörük Yazar Hakkında