Reklam Kampanyasını İçebilir Misin?

Yenilebilir, içilebilir, koklanabilir reklam kampanyası olur mu?

 

Son yıllarda popülerliği ve geçerliliği oldukça artan, büyük küçük birçok markanın bir ucundan tutmaya gayret gösterdiği bir konsept İnteraktif Pazarlama. Aslında temelinde kullanıcı tarafından üretilen içerik (User-Generated Marketing) olarak bildiğimiz disiplin yer alıyor. Fakat İnteraktif Pazarlama, kullanıcının geri bildirim vermesi, görsel içerik üreterek markanın dijital sürecine katkıda bulunması, markanın kullanabileceği bilgiyi üretmesi gibi durumların daha ötesinde, artık fiziksel olarak da sürecin içerisine dahil edilmesini gerektiriyor.

 

Kabaca bir tanım ile özetlemek gerekirse, İnteraktif Pazarlama, müşterinin özgür iradesi ve tercihleri eşliğinde, markaya ölçülebilir bir katkıda bulunması ve markanın bu iki yönlü dinamik ilişki doğrultusunda müşteriler için daha doğru mesajlar üretebilmesini sağlayan pazarlama yaklaşımıdır.

 

Web üzerinde bir kullanıcının online ayak izinin, kullanıcı ile ilgili devasa nitelikte bilgiyi elde edilebilir kıldığını biliyoruz. Tüm bu demografik detayların ve kişisel tercihlerin, markaların mevcut ve gelecekteki pazarlama stratejileri üzerinde ciddi etkisi olması ve bu bilgilere ulaşmanın uzunca bir süredir markalar açısından lüks değil, net bir biçimde zorunluluk olması; iki yönlü pazarlama prensibini yıllardır ilmek ilmek işleyerek bugünlere getirdi. Bugün gelişen devasa teknolojilerle, markalar yalnızca bu ayak izini takip etmekle kalmayarak, kullanıcıya eşsiz deneyimler yaşatabiliyor ve İnteraktif Pazarlama’yı çok başka boyutlara taşıyabiliyorlar.

 

Bununla ilgili oldukça başarılı bir örnek Coca-Cola’dan gelmişti. Kampanya kurgusu içerisinde, kullanıcının her bir aktivitesinin Coca-Cola Zero’yu denemesi ile sonuçlandığı, iki yıl önce gerçekleşen bu global çalışmaya henüz karşılaşmamış olanların mutlaka göz atmasını isterim.

 

 

Devasa bir bilbordun içinden binlerce insanın bedava Coca-Cola Zero içmesi ile başlayan, televizyonda reklamı çıktığında izleyicilerin Shazam ile akıllı telefonlarındaki sanal bardaklarını Coca-Cola Zero ile doldurup bu yolla marketlerden bir şişe Coca Cola Zero kazanmasıyla devam eden, sonraki aşamalarda dergi reklamlarının ya da sokaktaki posterlerin Zero bardağına dönüştüğü bu kampanya; kreatif Gerilla Pazarlama’nın oldukça başarılı bir örneği olmasının yanında İnteraktif Pazarlama’nın da en vurucu örneklerinden biri olarak akıllara kazındı.

 

2014’te basılı medyada ödül alan işlerden Nivea’nın, dergideki reklamından koparılarak çocukların bileğine takılan ve mobil uygulama ile entegre olması sayesinde çocuğunuzun belirlediğiniz alanın dışına çıkması durumunda uyarı veren projesi, interaktif pazarlamanın nefis bir örneği.

 

Pekii, Deloitte’nin işe alım sürecini sıkıcı olmaktan çıkarıp eğlenceli hale getirdiği ve bunu yaparken kurum kültürlerini oyunlaştırarak anlattığı interaktif videosuna ne dersiniz? Ben soruları yanıtlarken epey eğlendim 😊

 

 

Londra’da Dünya Kadınlar Günü’nde kadına şiddete karşı gerçekleştirilen bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında hazırlanan interaktif bilborddaki kadın figürünün yüzüne ne kadar fazla kişi bakarsa, yara ve kesikleri o kadar çabuk iyileşiyor. Farkındalık yaratmak açısından oldukça değerli bir örnek.

 

 

İnteraktif Pazarlama’nın olmazsa olmazları:

 

Çoklu Medya Kullanımı: Birbirinden farklı medya kanalları ile kullanıcının dikkatini çekmek ve kullanıcı katkısını, bütünleşik bir kurgu eşliğinde sağlamak önemli.

 

-Kişiselleştirme: Her bir kullanıcı için eşsiz birer deneyim sağlamak, kullanıcının baş rolde olduğu bu yaklaşım için temel taşlarından.

 

-Kullanıcı İzni: Kullanıcıların özel bilgilerine saygı duymak ve saklanacak, paylaşılacak bilgileri, içerikleri, onların gönüllü olması esasına dayandırmak hem yasal anlamda hem de iritasyonu önlemek açısından, tüm pazarlama konseptlerinde olduğu gibi burada da olmazsa olmazlardan.

 

-Hikâye: Bu işin can alıcı noktalarından biri, kullanıcının kendisi ile özdeşleştirebileceği bir duygunun, daha geniş kapsamda bir hikâyenin olmasıdır. Durup dururken kullanıcıdan, sizin içeriğinize ve markanıza katkı sağlamasını istemek, pek gerçekçi durmuyor 😊

 

-Katkıyı Arttır: Kullanıcı kurgunun içine ne kadar dahil olursa, markayı benimseme ve satın alma olasılığı o kadar artar.

 

-Viral Yap: Kampanyanın hızla paylaşılabilir viral değere sahip bir mesajın olması, çalışmanın hakkını vermek açısından önemli bir parametre.

 

Özetle, İnteraktif Pazarlama, tüketicinin yaptığı bir eylemle beslenen ve tüketiciyi doğrudan kurgunun merkezine yerleştiren bir yaklaşım. Onu farklı ve güncel kılan, tüketici tarafından başlatılan bir aksiyonun üzerine kurulmuş olması. Marketing Türkiye’nin de Yakın Geleceğin 17 Pazarlama Trendi’nde interaktif içerik yönüyle ele aldığı bu pazarlama prensibi ile önümüzdeki günlerde daha sık karşılaşacağımızı düşünüyor, açıkçası karşılaşmayı da diliyoruz 😊

 

Sevgiyle.

 

Hülya Özdestici