2020 Sesli Aramanın Yılı Olacak!

Bir süredir sessiz sedasız yükselişte olan bir trend olan sesli aramalar, 2019 yılında görmezden gelemeyeceğimiz bir konu halini aldı. Geçtiğimiz sene yazdığımız Sesli Aramanın Yükselişi: Peki Siz Buna Hazır Mısınız? yazımızda bu yükselişten bahsetmiştik, işlerin biraz daha ciddiye bindiği bu sene ise hazır mısınız değil hazır olmalısınız diyoruz!

 

Sesli arama (voice search) bildiğiniz üzere geleneksel olarak arama kutusuna bir sorgu yazarak değil, yüksek sesle bir soru sorarak internette arama yapılmasını sağlayan bir teknoloji.

 

Sesli arama sadece soru-cevap için değil, bu teknolojiyi kullanarak yapabileceğiniz işlerden birkaçı:

 

  • Telefon görüşmesi yapmak,
  • Müzik çalma listesi hazırlamak,
  • Alışveriş,
  • Navigasyon,
  • E-posta kontrolü,
  • Takvim kontrolü.

 

Bunları yapmak için yardımcıya ihtiyacım yok ki dediğinizi duyar gibiyim, ama yıllar önce akıllı telefonların, hatta bilgisayarların gereksiz bir yenilik sayıldığını hatırlatayım. Kolaylık bulunca kullanmadan yapamıyoruz!

 

Neler yapmak gerek derseniz geçtiğimiz sene önerdiğimiz maddeler hala geçerli:

 

  • Mobil uyumluluğu ve sayfa açılma hızını arttırmak.
  • ‘Long tail’ anahtar kelimelere odaklanmak.
  • Soruları sadece cevaplayan değil, aynı zamanda soran içerikler üretmek.
  • ‘Feature snippet’ hedefleyerek yazmak.

 

Bunların detayları için sizi yazımıza alalım. Bunlara ek olarak yapabilecekleriniz:

 

Kullanıcının bu sorguyu yaparken neyi amaçladığını (user intent) düşünün.

 

Bu yıl 21 yaşına giren Google, seneler geçerken akıllanmaya ve kullanıcı dostu olmak için çabalamaya devam ediyor. Bunun günümüzdeki en önemli simgelerinden biri ise ‘user intent’ kavramı.

 

Sorgu amacı olarak çevrilen user intent, bir kullanıcının hangi kelimelerle arama yaptığının bir adım önüne geçiyor ve kullanıcının neden o aramayı yaptığına odaklanıyor. Sesli aramalar ile odaklanmamız gereken nokta ise bu kısım. Bu sebeple içeriklerinizi yaratırken kullanıcının amacını göz önünde bulundurmaya ve doğrudan cevaplar sağlamaya çalışmalısınız.

 

Konuşur gibi yazın.

 

Metin şeklinde arama yaparken kısa ve cümle olmayan şekilde arama ifadeleri kullanırken sesli aramalar genellikle cümle şeklinde biçimleniyor. Örneğin metin olarak arama yaparken ‘popüler pazarlama podcastleri’ diye şekillenen sorgular, sesli bir şekilde ararken ‘En popüler pazarlama podcastleri hangileridir?’ şeklinde yapılıyor.

 

 

Google’ın verilerine göre akıllı hoparlöre sahip olanların %41’i onlarla kurduğu etkileşimin bir insan ile konuşmak gibi olduğunu söylüyor hatta lütfen ve teşekkür ederim gibi nezaket ifadeleri kullanıyorlar.

 

Bu konuda dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise yazınızın kısa öbeklerden oluşması ve yalın olması. Sesli arama sonuçları genelde kolayca anlaşılabilir içeriklerden oluşur. Bu sebeple içerik her ne kadar ağır ve bilgi yüklü olursa olsun anlaşılabilir ve kısa cümlelerden oluşması önemlidir.

 

Yerel SEO’ya odaklanın.

 

Sesli aramalarının %58’i yerel işletmelerle alakalı bilgilere ulaşmak için yapılıyor. Bu tarz aramaların genellikle araba sürerken ya da bir yere yürürken tercih edildiği düşünülürse bu duruma şaşırmamak gerek. Burada kullanabileceğiniz en değerli kaynak Google işletme sayfanız.

 

Eğer sesli aramalara odaklanırken kullanılan akıllı hoparlörlere bir göz atmak isterseniz, o konuda da Google Home’un liderliği ele aldığını söyleyebiliriz.

 

 

Sesli aramaların sonsuza kadar aynı kurallarla işlemeyeceği ve aynı taktiklerin yıllar sonra aynı etkiye sahip olmayacağı muhtemel. Ancak en iyi uygulamalar her zaman değerini korur. Yazıda önerdiklerimiz içerikleri güçlendirecek en iyi uygulamaları oluşturuyor. Geleneksel aramaların bize öğrettiği en önemli şeylerden biri ise arama motorlarının ‘iyi’ olarak seçtiği bir sonucun kolay kolay sırtının yere gelmediği. Bu sebeple geleceğin (çok yakın geleceğin) teknolojisi sesli aramalara en kısa sürede adapte olmak gerek.

 

 

No Comments

Post a Comment