İçerik Kralsa Başlığı Tacıdır

mükemmel bir blog başlığı

Yapılan araştırmalar, iyi bir başlığı okuyanların sadece %20’sinin tıklayıp yazınızın tamamını okuyacağını gösteriyor. Yani “taçsız kral” okuyucu kitlesinin %80’ini kaçırıyor. Bu durumda içeriklerinizin başlıklarında “iyi”den fazlasına ihtiyacınız var. Mükemmel bir blog başlığı oluşturarak, blog içeriklerinize gelen trafiği %500 oranında arttırabilirsiniz. Sonuçtaki bu artışın alamet-i farikasını merak edenler için ise çok basit bir cevap var: İnsan beyni! Belli işaretlere verilen reaksiyonları yönlendirmek artık bir mucize değil. Doğru yönlendirmeler ile birçok konuda olduğu gibi, blog başlıklarınızda da istediğiniz dönüşümü yakalayabilirsiniz.

1- BAŞLIK UZUNLUĞU

 _1__Harvard_Business_Review

Başlık uzunluğu konusunda otorite kaynaklar iki ayrı görüşe sahip: Bir kısmı karakter sınırının, bir kısmı ise kelime sınırının önemli olduğunu belirtiyor. Kissmetrics’e göre, insanlar başlıkların ilk üç ve son üç kelimesini öğrenme/kavrama eğilimi gösteriyorlar. Bu senaryoya bakıldığında ideal olan 6 kelimelik bir başlık yazmak. HubSpot ise ideal başlık uzunluğunun, Google’ın arama sonuçlarında gösterdiği karakter sayısını baz alarak, 55 olduğunu belirtiyor. İstisna olamaz mı diye düşünenler vardır; hatta aklına istisnalara örnekler gelenler de olmuştur. Benim aklıma ilk olarak Ahmet Şerif İzgören’in “Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır” kitabı gelmişti. Büyük bir merakla almıştım kitabı. Birazdan da göreceksiniz, doğru parçaları bir araya getirdiğinizde başlığın uzunluğu önemsiz bir detay olarak kalıyor.

2- HEDEF: İNSAN BEYNİ

Başta da belirttiğim gibi, nişan almanız gereken yer insan beyni. Doğru duyguları tetiklediğinizde gerisi çorap söküğü gibi gelecek. Peki baz alınması gereken duygular neler?

– Merak: Aksiyon aldırmak için tetiklenebilecek en iyi duygulardan bir tanesidir. Ancak dikkat etmek gerekir: Merak duygusunu uyandırmak için karşı tarafın az da olsa bilgiye sahip olması gerekir. Örneğin sosyal medya yönetimi artık herkesin duyduğu bir kavram; ancak Click-bait öyle değil! Bu nedenle bu terim ile ilgili merak duygusunu tetiklemek istiyorsanız, başlıkta insanlara bildikleri şeyi yani sosyal medyayı da vurgulamalısınız.

ÖRNEK: Sosyal Medya Yönetiminde Yeni Dönem: Clickbait Devri Bitiyor!

– Şaşırtma: Dikkat çekmenin, ilgi toplamanın en iyi yöntemlerinden biri de şaşkınlık yaratabilmektir. Kolay olmamakla birlikte oldukça etkilidir. Yazı dilinde birkaç kelimeyle insanları şaşırtmak, konuşma dilinde olduğundan çok daha zordur. Ancak yapabildiğiniz takdirde meyvelerini hızlıca toplamanız mümkün!

ÖRNEK: İçerik Aslında Kral Değil (Ama Olabilirdi!)

– Olumsuzluk Algısı: Outbrain’in 2013 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, başlıklarda kullanılan bazı olumsuz kelime grupları olumlulara göre %30 daha iyi performans gösteriyor. Yani, her ne kadar “en iyi, mükemmel” gibi olumlu kelime kalıpları da işe yarasa da, olumsuzların gücünden de faydalanmak gerekiyor.

ÖRNEK: İçerik Pazarlaması Stratejiniz Neden Başarısız Oldu?

3- KELİMELER KİFAYETSİZ

Blog başlıklarında devayı sadece kelimelerde aramak gibi bir zorunluluğunuz yok. Araştırmalar sayı ve soru kalıplarının, doğru yer ve şekilde kullanıldığında, çok daha etkili olabileceğini gösteriyor.

– Belirsizliğin Düşmanı Sayılar: İnsanların sayı içeren başlıklara tıklama eğilimi göstermesinin psikolojik açıdan temel bir sebebi var. Bu kritik sebep ise belirsizliği ortadan kaldırıyor olması. Başlığı okuyan kişi, hangi konunun kaç madde ile açıklanacağını/savunulacağını/fayda sağlayacağını biliyor. Düz bir yazıdan maddeleri ayıklamaya çalışmaktan çok daha kolay! Ayrıca okuyucuya “şu kadar madde okuduktan sonra yazı bitecek” algısını da vermiş oluyorsunuz. Bu önemsiz ya da gereksiz bir ayrıntı gibi görünebilir. Ancak buradaki algı, hastanede teşhis sonuçlarını ne zaman alacağını bilmemek ile aynı. İnsanlara rakam vererek siz, hastanın yanına gidip, “10 dakika sonra doktor bey sizi alacak.” demiş oluyorsunuz.

Google_İlk_Sayfada_Çıkmak_İçin_Yapmanız_Gereken_6_Hamle

Doğru Soru Mu, Doğru Cevap Mı?: Einstein’in sözünü hatırlamışsınızdır: “Bir insanın zekası verdiği cevaplardan değil, sorduğu sorulardan anlaşılır.” Doğru soruları blog başlığında soruyor olmanız, hedef kitlenizin sorularını ve o soruların cevaplarını bildiğinizi gösterir. Bu nedenle soruların “otoriter” algısını kullanmanız, dönüşüm almanızı sağlayacaktır. Ayrıca Google da artık arama sonuçlarında anahtar kelimelerden ziyade soruların cevaplarına odaklanmaya başlıyor.

Özgün_İçerik_Nedir__İçeriği_Özgün_Yapan_Detaylar_ve_İpuçları

BONUS: Başlık Konuyu Anlatmalı Mı?

Viral başlıklar, riskli olmaları ile birlikte, ortalamanın üstünde performans gösterme olasılığı da yüksek olan başlıklardır. Direkt olarak yazının konusu hakkında ipucu vermek yerine (Yukarıdaki özgün içerik başlığında olduğu gibi) hiçbir ipucu vermeyen bu başlıkları kullanmak isteyenler, güzel bir içerik konusu ile bütünleştirerek deneyebilirler. Ancak viral başlıklarda çoğunlukla önce başlık bulunur, sonra yazısı yazılır. Siz hangi şekilde daha kaliteli iş çıkarabiliyorsanız, onu deneyin. Özetle buradan çıkan sonuç ise şudur: Hayır, başlık konuyu anlatmak zorunda değil; bu sizin yeteneğinize ve hayal gücünüze kalmış.

 

Mutlaka denk gelmişsinizdir meshreph, borrdo, ally gibi Türkçe’yi katletme pahasına isim verilmiş olan restoranlara, kafelere. Peki neden tercih ediyor insanlar bunu yapmayı, neden Ali, Bordo, Meşrep koymuyorlar da oynuyorlar isimlerle? Çünkü çerçeve önemlidir; kralın tacı, krallığının nişanesidir. Siz ister ilk intiba, ister çerçeve ister taç deyin; gelinen nokta aynı: Başlıklar düşündüğünüzden çok daha önemli. Bu nedenle içeriğe ayırdığınız vaktin yarısı kadar bir zamanı da etkili bir başlığa ayırmanızı tavsiye ediyorum.

Elif Cetin