Stephen Hawking Kimdir?

Kozmoloji: Evrenin nasıl oluştuğu, evrenin geçmişte nasıl bir halde olduğu, gelecekte nasıl olacağı, geometrisinin neye benzediği, yoğunluğunun ne olduğu ve bunun onu nasıl etkilediği, onu oluşturan baryonik madde, karanlık madde ve karanlık enerji yoğunluklarının evrende nasıl dağıldığı, nasıl bir şekilde genişlediği (ya da büzüştüğü), zaman içerisindeki değişiminin fiziğe olan etkisi, uzay ve zaman kavramı, kütle çekimi ve bunun ne anlam ifade ettiği gibi sayısız soruya cevap arayan bir bilim dalıdır.

 

Onun hayatlarımıza nasıl dokunduğunun belki (şimdilik) çoğumuz farkında değiliz. Yukarıdaki tanımı, ünlü fizikçi ve evren bilimci Stephen Hawking’in çalışma alanının büyük bir bölümünü en basit hali ile zihnimizin bir yerine yerleştirebilmek adına yazdım. Evrenin kendisine, dünya üzerinde Stephen Hawking kimliği ile yaşaması için ayırdığı zaman diliminde yaptıklarından kısaca bahsedecek olursak:

 

  • 8 Ocak 1942 yılında doğdu.
  • 1959’da girdiği Oxford Üniversitesi’nde Doğa Bilimleri okudu.
  • 1962’de Cambridge Üniversitesi’nde, Uygulamalı Matematik ve Teorik Fizik alanında doktorasına başladı.
  • 1963’te, 21 Yaşında ALS hastalığına yakalandığında, ortalama 2 yıllık ömrü kaldığı söylendi.
  • 1985’ten itibaren, koltuğuna yerleştirilmiş ve yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurdu.
  • Kitapları, 40 dile çevrildi.
  • Hawking, Albert Einstein’den sonraki en büyük dahi olarak kabul ediliyordu.
  • Çocukları, torunları, aşina olabileceğimiz cinsten rutinleri vardı; yani o da senin benim gibi insandı.
  • 76 yaşında, bugün yaşama veda etti.

 

 

 

Stephen Hawking;

  • Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın “Uzay ve Zaman”ı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang’le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi.
  • Kuantum fiziği ve karadelik ile ilgili kapsamlı çalışmalara imza attı.
  • Dünyanın sonunun gelmesi ile ilgili kehanetleri çok konuşuldu:
    – 2000-2040 yılları arasında El Nino iklim değişikliği nedeniyle salgın hastalıkların gelişeceğini, hortum ve kasırgaların, çığ felaketlerinin artacağını öngördü.
    – 2400-2500 yılları arasında Güney Yarımküre’de felaketlerin yaşanacağını, burada okyanus suları yükselirken Güney Avrupa’nın kuraklık ile savaşacağını, Kuzey Avrupa’nın ise sellerle karşı karşıya kalacağını söyledi.
    – 2500-2800 yılları arasında ise bu bölgeler arasında yaşanacak göçler nedeniyle büyük savaşların çıkacağını, 2 yarımkürede de buzulların tamamen eriyeceğini, karaların sular altında kalacağını ve doğal kaynakların kuruyacağını;
    – 2800 yılından sonrası içinse, tüm bu olaylar zinciri doğrultusunda atmosferin değişeceğini, sülfürik asidin evreni kaplayacağını, Dünya’nın Mars’ın şu anki özelliklerini taşıyan bir gezegen haline geleceğini ve hiçbir canlı kalmayacağını iddia etti.

 

Hayatı ile ilgili çekilen, 2014 yapımı Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything) filmini ve konuk olduğu The Big Bang Theory dizisini izleyebilirsiniz.

 

 

 

Stephen Hawking’in bilime yaptığı devasa katkı bir yana, sanırım tüm insanlık için en önemli öğretisi “Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman başarılı olacak bir yol vardır. Hayat varsa, umut da vardır.” sözünde kendisinin de belirtmiş olduğu gibi, başarmak için her zaman bir yol, yaşamak için her zaman bir umut olduğudur.

 

 

Sevgiyle.

Hülya Özdestici