Tasarımcı Sensin Yap Bir Şeyler

Günümüzde tasarımın geldiği nokta ne yazık ki bu. İnsanlar, tasarımcıların bi’ çeşit robot olduğunu düşünmeye başladı. Ajans hayatında, freelance hayatında ve birçok yerde tasarımcıların en çok yaşadığı sorunların başında geliyor. Peki biz bunlardan nasıl kurtulacağız? Kurtulamayacağız. İnsanların kafasına oturmuş bu algının kırılması için çok geniş çaplı bir operasyon gerekiyor. Ancak bende o operasyonu gerçekleştirebilecek yetkinlik ne yazık ki yok. Ama size bunun nasıl ortaya çıktığını, sonra ise nasıl bundan en az zararla kurtulabileceğinizi açıklayayım.

Zamanla müşteri ilişkileri tasarımcılar açısından oldukça zorlaştı. Çünkü yaygınlaşan internet teknolojisi, bu mesleğin dijitalleşmesini ve çok fazla “alaylı” dediğimiz bu işin okulunu okumadan yapan insanın artmasını sağladı. Türkiye’de de freelance çalışan insanlar müşteri ilişkilerini olduğunca sıcak ve profesyonel olmadan tuttuğu için müşterilerde daha rahat bir tavır oluşmasına sebep oldu. Ajans çalışanları her ne kadar bu algıyı kırmaya çalışsa da nafile.

 

 

Proje başlangıcı:

“Hocam siz bilirsiniz en iyisini, biz size engel olmayalım.”

 

 

Proje sonu:

“Hiç beklediğimiz gibi bir çalışma olmamış, bizi yansıtmıyor.”

Bu diyaloğu eminim birçok tasarımcı ve proje yöneticisi arkadaşım yaşamıştır. Burda yapmamız gereken ilk şey müşteriyi yönlendirmek.

Müşteri Nasıl Yönlendirilir?

İlk önce müşteri profilini analiz etmemiz gerekiyor. Tasarım dilini, kitlesini ve rakiplerini ele alarak başlayabiliriz. Daha sonrasında müşteriyle ilişkimizi sıkı tutmamız gerekiyor, çünkü bu süreçte onu biraz yoracağız. Ne istediğini, nasıl kullanacağını ve yapılan işin ona nasıl bir fayda sağlayacağını, ondan öğrenmemiz gerekiyor. Sonrasında ona vereceğimiz direktiflerin onun açısından daha faydalı olacağına onu inandırmamız gerekiyor.

 

 

Teşekkürler.

Tags:

Oğuzhan Kara Yazar Hakkında