Ticarette Reformasyon: E-Ticaret ve Linkedin Hakimiyeti

Sanal platformun en önemli aktivitesi olan sosyal medya, bireyleri temsil eden bir formattan çıkıp, hem bireyselleşmeye hem de sosyalleşmeye ivme kazandıran bir yapıya dönüşmüştür. Araştırmalarımızda artık ansiklopediler yerine wikipedia.com’u kullanıyoruz.  Hatıralarımızı somutlaştırmaya yarayan fotograf albümlerinin görevini instagram.com üstlendi. Vegas’ta olan twitter.com da kalıyor…

Tahmin edilebileceği gibi iletişim, zaman ve arz-talep dinamiğinden azami istifade edilebilinen bu küresel dünyada, bu gelişmelerin ticarete yansımaması imkânsızdır.

Bu cesur yeni dünya, ekonomi açısından bir tür sanal orman misali güçlü olmayanı barındırmıyor. Devletlerin yeni yasalarından biri olan şirketlerin web siteleri olma zorunluluğu bile dahi bu pazarda var olabilmek için yeterli değil. Öyle ki, yatırımcılar hitap ettikleri kitleyi anlamak, kitlenin istekleriyle birlikte kendi yetilerini analiz ederek bir senteze ulaşmak için sosyal medyaya bağımlılar.

Yaygın sosyal medya araçlarından biri de linkedin.com’dur. Ticaret merkezli bu site profesyonel iletişim görevini üstlenerek tanıtım yapıyor, ticareti hızlandırıyor, işçi-işveren trafiğini rahatlatıyor ve sonuç olarak aylık 65 milyon ziyaretçiyle sosyal medyanın demirbaşlarından biri haline dönüşüyor. İlave olarak paypal.com ile ortak projelere atılan imzalar sayesinde, linkedin.com e-ticaret hacmini geliştiriyorve çevrimiçi satış hizmeti de vermeye başlıyor.

Dünya pazarında e-ticaret, küresel ticaret hacminin henüz sadece %1lik kesimi oluşturmaktadır. Bu pay her ne kadar düşük olarak değerlendirilse de, e-ticaretin sosyal medya yardımıyla dolaylı olarak ticaretin ulaşılabilirlik, iletişim ve ar-ge çalışmaları gibi ikincil faktörlerine hizmet ettiği bilinmektedir.

Linkedin.com’un ziyaretçi ve üye rakamlarına göz atmak bile, sitenin tanıtım sektörü açısından taşıdığı önemi kolayca izah etmektedir. Online tanıtım sektörünün, reklamcılık sektörüne nazaran daha fazla güven ortamı sağladığı gerçeği ile bu durumun önemi daha da artmaktadır.

Bir önemli konu da referansların elde edilebilirliğinin kolaylaşmasıdır. Sosyal medya üzerinden bir üretimin ve üreticinin (pinterest.com, deviantart.com), hizmetin ve malın (foursquare.com), dahası kişilerin bile referanslarına ulaşmak sadece bir click mesafesindedir.  Linkedin.com, işverenden işçiye, üretimden tesise, kurumdan kapasiteye kadar e-ticaret alanında her türlü referansa ulaşmayı olanaklı kılmaktadır.

Sosyal medyanın önemini vurgulamak adına onlarca örneğe değinilebilir fakat gerçek değişmeyecektir; Sosyal medya ekonomi açısından portföydür, pazar araştırmasıdır, iletişimdir, reklam ve tanıtımdır…

Sonuç olarak, linkedin.com gibi pek çok sosyal medya vasıtalarının, uzun vadede kar oranlarının artışına katkı sağladığı, yatırımcıların bu vasıtalara yeterli önem göstermemeleri halinde, sadece kar oranlarının düşmediği, aynı zamanda sermayenin de riske edildiği gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Artık günümüzde sosyal medya, ekonomi için bir alternatif değil, zorunluluktur.

Umit Caglayan Arslan