“YouTuber” Olmak Ya Da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu!

William Shekaspeare ünlü trajedisi Hamlet’den bildiğimiz tiradına “to be or not to be” diyerek başlarken tabi ki de YouTuber olmayı kastetmemişti. Günümüzün en popüler mesleklerinden olan “YouTuber”lık şimdi herkesin dilinde kuşkusuz. Peki YouTuber olmak acaba o kadar kolay mı? Dışarıdan gözüktüğü gibi oturduğunuz yerden para kazanmak mı YouTuber olmak gerçekten de?

 

Uzun süredir hayatımızda olsa da YouTube aslında 2005 yılında kurulan yetişkin bir şirket. 2006 yılında ise Google tarafından satın alınmış bir video paylaşım platformu temelde. Aptal kutusundan sıkılan, sıkıştırılmış spesifik bir konu hakkında bilgi edinmek isteyen, müzik dinlemek, bir şeyler izlemek, yeni şeyler öğrenmek, kendini geliştirmek ya da sadece ama sadece eğlenmek için girilen bir sosyal ağ.

 

İlk nasıl mı başladı 😀 2005 yılıydı. YouTube’un kurucu ortaklarından olan Jared Karim’in San Diego Hayvanat Bahçesi’nde çekip paylaştığı ilk YouTube videosu günümüzde halen izlenebilir durumdadır.

 

 

Daha önceki bir yazımızda da bahsettiğimiz gibi Web 2.0’ın sonucunda ortaya çıkan üretüketiciler YouTube’da da baş gösteriyor. YouTube’un temel mantığında, kanal sahibi üreticiler tarafından yüklenen videolar kanala herhangi bir sebeple gelmiş olan YouTube kullanıcıları tarafından tüketilmeyi beklemekte. İçerikler tüketilirken, tüketiciler içerikler hakkında yorum yapabilmekte, bu içerikleri beğenip beğenmediklerini belirtebilmekte, kendi sosyal medya hesaplarında veya çeşitli web sitelerine ekleyerek paylaşabilmektedirler. Yani bir tarafta içerik oluşturucusu varken diğer tarafta da bu içerikten beslenen  ve onları katkılarıyla besleyen insanlar söz konusu. Çift taraflı bir iletişim! Ve her içerik oluşturucusu da aynı zamanda bir tüketici. Çünkü en temel kanun olan üretmek için tüketmek bu mecra için de geçerliliğini koruyan bir durum. Buna örnek olarak, kanalların kategorilere ayrılması verilebilir aslında. Kanalların kategorilere ayrılmasının sebebi ise belli konularda benzer kanalların birikmeye başlaması. Yani YouTube’u gökkuşağı gibi rengarenk yapan şey aslında aşağıdaki kanal kategorileri diyebiliriz:

 

  • Film ve Animasyon
  • Otomobiller ve Araçlar
  • Müzik
  • Ev Hayvanları ve Hayvanlar
  • Spor
  • Seyahat ve Etkinlikler
  • Oyun
  • Kişiler ve Bloglar
  • Komedi
  • Eğlence
  • Haberler ve Politika
  • Nasıl Yapılır ve Stil
  • Eğitim
  • Bilim ve Teknoloji
  • Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlar ve Aktivizm

 

Nasıl İyi Bir YouTuber Olunur?

 

 

Peki nasıl iyi bir YouTuber olunur? Söz tek bir video ile fenomen olanların meclisinden dışarı YouTuber olmak ekrandan izlediğimiz kadar kolay bir iş değil. Kanalınız hangi türde olursa olsun bağlam, konu, görüntü, arka plan, ses, ışık, video düzenleme gibi birçok değişkene hakim olmanız ve tüm bu işleri aynı anda yürütebilmeniz lazım. Tabi ki teknik anlamda çeşitli ajanslardan destek alan içerik üreticileri de mevcut. Fakat kendi yağlarında kavrulan, kendi emeği ile bir şeyler ortaya çıkaran YouTuber’ları şöyle üstlere bir yere koyalım. Emeğe saygı!

 

YouTube İle İlgili Önemli Ivır Zıvırlar

 

 

Bir içerik üreticisiyseniz oluşturduğunuz içeriğin haklarını kendiniz belirleyebilirsiniz. Creative Commons veya Standart YouTube Lisansı ile lisanslandırılmış olan içerikleriniz lisansına uygun kullanılmadığında YouTube tarafından sorunun giderilmesi için süreç başlatılmaktadır. Müzik konusunda da oldukça sıkı olan YouTube, içeriklerin telif haklarını korurken üreticilerin de buna uygun olarak içerik üretmesini sağlamaktadır. YouTube’un içeriklere atadığı Content ID sayesinde herhangi bir telif hakkı ihlali rahatlıkla tespit edilebilmektedir. Bir üreticiyseniz içeriğinizin size ait ve özgün olmasına dikkat etmelisiniz. Eğer bir tüketiciyseniz içeriği kullanırken adil kullanım çerçevesinin dışına çıkmadan, telif haklarına uygun olarak davranmanız gerekmektedir.

 

 

YouTube’da büyüdükçe çok daha fazla olanağa sahip olurken, sizin için düzenlenen, kendinizi geliştirebileceğiniz farklı eğitim programlarına katılma şansı da yakalayabilirsiniz. Tabi ki buna paralel olarak kazancınız da artacaktır. YouTube kazancınız ise abone ve tıklanma sayılarına, izlenme sürelerine ve daha birçok değişkene bakılarak belirlenmekte, böylelikle YouTube’dan maaş alabilmektesiniz. Ünlü YouTuber’ların ortalama gelirlerini merak eden zıpırlar  Social Blade’e bakabilirler 😉 YouTube ile iş ortaklığına gidebilir, kim bilir belki bir gün iyi bir YouTuber olursanız Diamond Play plaketini bile görebilirsiniz 😉
YouTube’un Dikenli Yolları

Artık herkes YouTube da mı? Eline telefonu, kamerayı alan küçücük çocuklar video çekiyor. Bizim saniyelerimizi akıttığımız, içeriği net olmayan ve teknik açıdan güçsüz videolar yüzlerce, binlerce kişi tarafından izlenebiliyor. Peki onlar da mı YouTuber? Hmm bu apayrı bir tartışma konusu.
İnsanların kişisel yaşamlarını açtığını, evlerini, sosyal ilişkilerini, yaşadıkları yerleri, kişisel bilgilerini paylaştıklarını da etik açıdan düşünmek lazım. Sahte olsa da ünlü YouTuber Maiana Joyce’un kaçırılma vakasının gerçekte yaşanmayacağının bir garantisi yok. Bu durumda acaba YouTube ne kadar güvenli?
Bir de reklam olayı var! Eskiden YouTube sadece tekil kullanıcıların ürettikleri videolar ile doluydu. Ticari bir amaç yoktu. Şimdi o videoların başına sonuna, ortasına, bir yerlerine Google Adsense aracılığıyla reklamlar sıkıştırıldı. İnsanlar, sadece ham içerikleri izlerken şimdi istemedikleri ama ayak izlerinin haritası çıkarılarak kişiselleştirilmiş reklamlara maruz kalıyorlar. Reklamların, ham içeriklerin üzerine atılmış bozuk baharat olmasının yanında artık yemeğin içine de bu baharat atılmaya başlandı. Hal böyle olunca reklam verenler için büyük bir fırsat olan YouTube, yeni pazarlama kanallarından biri olarak en ön saflarda yerini almaya başladı. Günümüzde ise birçok YouTuber, markalarla anlaşmalı bir şekilde ürün gönderimleri ile sponsorlu videolar çekmekte.

YouTube aptal kutusuna mı dönecek? Yeni bir YouTube gezegenine taşınmak zorunda mı kalacağız? Geleceği bilemeyiz elbette ki ama bir takım tahminlerde bulunabiliriz. Video süreleri kadar reklam, video içeriklerinin tamamı kadar ürün/hizmet tanıtımı olursa; evet YouTube aptal kutusuna yaklaşabilir. Fakat YouTube’da aptal kutusunda olmayan kıymetli bir özellik var. O da kolektif bir ruhunun olması. Her türden insanın, kanalın, videonun ve içeriğin olması, OLABİLMESİ. Evet aptal kutusunda da her türlü düşünceden kanal var fakat bunlar bir takım süzgeçlere maruz kalıyor. Ama YouTube’da siyasi baskı ve medya sektörünün baskısı-YouTube’un zaman zaman kapatılmalarını saymazsak- yok denecek kadar az. Burası YouTube! Al eline kameranı, bir şeyler çek, paylaş! Burada özgürsün, burası senin kanalın!

 

Veee motor…

Hülya Özdestici