Email Marketing Çalışmalarınız Spam Klasöründe Kaybolmasın

mail Marketing Çalışmalarınız Spam Klasöründe Kaybolmasın-01

E-mail pazarlama (e-mail marketing) günümüzde firmaların sıkça tercih ettikleri etkili bir pazarlama yöntemi. Firmaların özellikle tercih etmesinin nedenlerin başında maliyetlerinin çok uygun olması geliyor. Son günlerde özellikle e-mail pazarlama kampanyalarının etkisinin azaldığından, gönderilen kampanya e-mail’lerinin spam klasörüne düşmesinden dolayı yeterli sayıda kullanıcı tarafından görülmediği konusunda sıkça serzenişler duymak mümkün. Gelin o zaman mail sunucularının spam filtrelerinden nasıl kurtulursunuz konusunda ipuçlarına göz atalım.

 

Öncelikle spam filtreleri nasıl çalışır’a göz atalım. Spam filtreleri benzer e-mail içerikleri üzerine kullanıcı davranışlarını analiz ederek oluşturulurlar. Örneğin  bir e-mailin açılma oranı düşükse, kullanıcılar e-maili açıp hiçbir aksiyon almıyorsa veya e-mailiniz kullanıcılar tarafından spam olarak işaretleniyorsa spam filtrelerine dahil edilme olasılığınız çok yüksektir.

 

Spam filtrelerine kayıt olarak eklenmemek için öncelikli olarak e-mail listelerinizi sizi bilen ve tanıyan kitlelerden oluşturmak en doğru yöntemdir. Aksi durumunda sizi bilmeyen veya tanımayan rastgele kullanıcıları listenize eklediğinizde yukarıda bahsettiğim kullanıcı analizlerinde spam olarak işaretlenme ihtimaliniz yüksektir. Sizi tanımayan, bilmeyen bir kullanıcıya mail gönderiyorsanız, bu kullanıcın seçeceği davranış muhtemelen e-mailinizin göz ardı edilmesi olacaktır. Peki mail listelerinizi sizin hazırladığınız içerikleri indirenlerden, sizi tanıyan ve haber almak isteyen kişilerden oluşturursanız nasıl bir sonuç alırsınız? Açıkça söylemek gerekirse maillerinizi açılma ve okunma oranları artacağı gibi, kullanıcı ile etkileşime girme ihtimaliniz de artar. Bu sayede spam filtrelerine takılma ihtimaliniz çok azalır.

 

E-mail listelerinizi alt listelere ayırmak ve e-mail pazarlama stratejilerinizi akıllı spam filtrelerine göre düzenlemek zorundasınız. Örneğin on bin kişilik bir e-mail listeniz mevcut ise bu listeyi zaman içerisinde iki alt listeye ayırabilirsiniz. Örneğin mailinizi açanlar ve hiç açmayanlar… Sonraki kampanyalarınızı  mailinizi açanlar ile başlatıp süreci karışık e-mail listelerine devam ederek sürdürebilirsiniz.

 

E-mail kampanyalarınızın içeriği hedef kitlelerinize uygun olmalı. İkinci el otomobil için hazırladığımız bir e-mail listesini kardeş şirketiniz olan cupcake firması için kullanırsanız  açılma ve etkileşim oranlarının düşüklüğü, kullanıcıların yoğun spam işaretlenmesi ile kara listelere çok kısa zamanda girebilirsiniz.

 

Spam filtrelerinden kaçınmanın diğer bir yönü markalaşmaktır. Yani çevrenizde hedef kitlenizde bilinen bir isim marka yaratırsanız e-maillerinizin spama düşme oranları görünür şekilde azalacaktır. Bunu başarmak ve bilinirliğinizi arttırabilmek için etkin inbound pazarlama stratejilerini kullanmanızı öneriyoruz. Özellikle dijital dünyada güzel bir ün yaratabilirseniz, hem çok rahatlıkla hedef kitlenize uygun e-mail listeleri yaratabilir, hem de bilinirliğinizin olması nedeniyle yaptığınız e-mail pazarlama (marketing) çalışmalarından sağladığınız geri dönüşü rahatlıkla arttırabilirsiniz.

 

Sonuç olarak spam filtrelerine yakalanmamanın yolu uygun hedef kitlede e-mail listelerini yaratmaktan geçer. İlk adım olarak pazarlamada segmentasyon kavramını projelerinizde hayata geçirmeniz gerekli. Özellikle sosyal medyada segmentasyonu kullanarak kendi “Buyer Persona”nıza ulaşabilir ve daha sonra sosyal medyayı kullanarak hedef kitlenize uygun e-mail listeleri yaratabilirsiniz. İşin sırrı hedef kitleye uygun çalışmalar yapmaktır.

 

Sizler de kendi fikirlerinizi bizler ile paylaşmak isterseniz hemen yazımıza yorum yazabilirsiniz.

Ozan Sarı Yazar Hakkında