Grafik Semboller ve Piktogramlar Serisi Vol.5

Grafik-semboler-ve-piktogramlar

Merhabalar herkese,

Artık Serimizin son yazısına gelmiş bulunmaktayız. Elbette dünyadaki sembollerin anlamları bu kadarla bitmez, ancak; Bu serimizde incelediğimiz sembolleri kullanırken çoğu zaman ya anlamlarını bilmiyoruz, ya da yanlış bir şekilde kullanıyoruz. Hatta çoğu zaman insanlar anlamlarını bilmediği görsel açıdan hoşlarına gittiği sembolleri bile dövme olarak vücutlarına kazıtabiliyorlar. 🙂 Serimizin son yazısında sizlere eminim ki hepimizin bildiği sembolleri anlatacağım ve kısa süreliğine size bu konuda veda edeceğim 🙂

Koi, akıntının tersine doğru yüzmesiyle bilinen bir tatlı su balığıdır. Akıntıya karşı yüzdüğü halde son derece zarif olan koi, Uzak Doğulular için hayatta başarıyı ve azmi simgeler.

Çin mitolojisine göre; akıntısı en güçlü nehir olan Yangtze Nehri’nde akıntıya karşı yüzebilen ve nehrin kaynağına kadar ulaşabilen koiler ejderhaya dönüşmektedirler. Yine benzer bir mantık ile bu ejderhaya dönüşüm hikayesi koi balığının başarı ve azmi simgelemesine neden olmaktadır…

Koi balığı dövmesi yaptıran kişi bu dövmenin ona şans getireceğine ve hayatta hep başarılı olacağına inanır.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 11.48.34

 

Ejderha, hava ve suyun efendisidir. Ejderha ve Anka’nın uçuşunun, bereketli bahar yağmurları getirdiğine inanılır. Türklerin evren adını verdikleri bu yaratığı Araplar, tanin; Çinliler, lung; Moğollar, moghur; İranlılar, ejderha; Avrupalılar ise drache diye adlandırmıştır. Ejderha, milletlerin yaşadıkları mekan ve inanç yapılarına göre farklı şekillerde tasavvur edilmektedir. Çinliler ejderhayı, suda yaşayan pullu bir sürüngen olarak tasavvur ederlerken, Pers kültüründe kanatlı, dört ayaklı, yedi başlı, ağzından alevler püskürten bir varlık olarak tasvir edilir.

 

Türk kültüründe gök kuşağının ve yağmurun sembolü olarak görülen kurt başlı ejder motifi, devletin ve hakimiyetin de sembolü olarak ifadesini bulur. Kültigin ve Bilge Kağan mezar külliyelerinde bulunan kitabelerinde kaplumbağa şeklinde bir kaide üzerine kitabe taşının oturtulduğu, yukarısında ejderkabartmaları bulunan (Zunkara anıtı gibi bazı anıtlarda kemer oluşturan şekil ejderi andıran bir kurttur), dar yüzleriyle bir dikdörtgen taş blok olan yazının yer aldığı kitabe kısmı ile, söz konusu abide tipik bir evren şemasıdır ve devletin hakimiyet simgesidir.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 11.49.29

 

Göz sembolü, Mısır’da her şeyi bilen, her şeyi gören ilahilik ve sezgisel görü niteliğini simgeler. Göz aynı zamanda, tüm güneş tanrıların ve onların hayat verici güneşle aşılama gücünün sembolü ve bilginin kaynağı olarak kabul edilir. Güneş tanrıların gücü toplum yaşamında tanrı-kralda cisimleşmiştir. Göz aynı zamanda sadece alıcı bir organ olarak değil, ışınların aktarıldığı, ruhsallığın dışavurumunu sağlayan bir organ olarak da tanımlanır. Hıristiyan ikonografisinde etrafı güneş ışınları ile çevrili olan veya içinde tepesi yukarıda olan bir üçgenin içindeki göz, trinitenin her yerde oluşunun sembolüdür ve bu Tanrı’nın bilgeliğinin, tüm dünyaları yaratan Tanrı’nın, bütün sırlara nüfuz edişini her yerde varoluşunu ve herşeyi bilişini simgeler.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 11.50.25

 

Göz sembolünün kullanımına tradisyonlardan şu örnekler verilebilir:

– Çin’de bir dağın tepesine yapılan yeşimden göz.

– Yuhanna’nın Vahyi’ndeki çok gözlü yaratıklar.

– Grek tradisyonundaki 100 gözlü Argos ve çok gözlü Ouranos.

– Hint tradisyonunda Yamanın çok gözlü köpekleri ve çok gözlü Varuna, Indra, Agni.

– Hititler’de ilah anlamına gelen glifin bir çift göz biçiminde oluşu.

– Eski Mısır tradisyonundaki Horus’un gözleri, Ra’nın gözü İsis, Osiris’in gözü,

Tradisyonlarda insanların gözleriyle ilgili olarak kullanılan görme ifadesi ise farklı anlamları içerir.

 

Ra eski Mısırda uzun süre devlet tanrısı kabul edilmiştir. Mısır tarihinde yeri önemlidir. İnanılan diğer tüm tanrılar Ra’nın bir yansıması olarak kabul edilir. Ra şekilde görüldüğü gibi şahin kafalı insan vücutlu bir tanrıdır. Karşımıza çokça çıkan tek göz simgesi de Ra’ nın gözüdür.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 11.52.59

 

Dünyadaki en ünlü göz sembolü; (masonik sembol) , büyük olasılıkla, 1 dolarlık Amerikan banknotunun üzerinde yer alan ABD mührüdür. Mühürde yarım bir piramit ve bu piramitin tepesine oturtulmuş bir “üçgen içinde göz” sembolü yer alır. “Üçgen içinde göz” mason localarının değişmez sembolüdür ve adeta masonluğun bir numaralı işareti durumundadır. Masonluk konusunu ele alan kaynakların büyük bölümü, bu gerçeğe vurgu yaparlar.  

Geçtiğimiz senelerde İllüminaticiler bizi bu konuda baya bir korkutmuşlardı 🙂

 

Güneş

 

-Astrolojide güneş hayatın, canlılığın, bireylerin enkarne karakterlerinin, kalbin ve onun isteklerinin sembolüdür.

-Hristiyanlıkta Baba olan Tanrıyı; yani evrenin yöneticisini ve sürekliliğini sağlayanı, ışık ve sevgi yayıcısı olanı temsil eder. İsa, doğruluk güneşidir, Logos ise insandaki İlahi Öz’dür. Çarmıha germe ile ifade edilen Güneş ve Ay, İsa’nın iki doğasını ve Evrenin Tanrısı’na bağlı olan Doğa’nın güçlerini temsil eder.

-Yahudilikte İlahi İradenin ve İlahi Rehberliğin simgesidir.

– Hindistan’da, Suriye’de olduğu gibi Varuna’nın gözüdür;

– Pers inanışında Ahura Mazda’nın gözü.

-Yunanistan’da *Helios’un (*güneş tanrısı) ve Zeus’un gözü, Mısır’da Ra’nın gözü olarak belirir. İskandinav inisiyasyonunda Odin’in gözü her şeyi görendir.

-Kızıl derililerde Beyaz güneş, güneşle ilişkili hayvanlarla bağlantılıdır ancak siyah güneş yılanla ve dünyevi güçlerle ilişkilendirilir. Avcı toplumlarda güneş Büyük Avcı’dır.

-Afrika tradisyonunda bazı kabilelerde güneş dişil güçtür, Anne’dir.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 11.57.35

-Şamanizm, Budizm, Taoizm ve Çin’de Güneş’in ışınlar yayar biçimde temsilini Moğollar obalarını, Çinliler ise pagodalarını inşa ederken kullanmışlardır. Çin’deki şehircilik anlayışında halen kullanılan bu güneşsel yayılım tarzının zaman zaman feng shui sanatıyla da ilişkilendiği görülebilmektedir. Güneş ışınlarının yayılımını esas alan geometri Pisagor sembolziminde de önem kazanmıştır.

 

– Anadolu’da yapılan arkeolojik araştırmalarda güneşi sembolize ettiği düşünülen pek çok metal disk bulunmuştur. (Şek. 11)  Türkler güneş sembolüne çok önem atfetmişler, Öntürkler güneşi son derece önemsemekle birlikte ona tapmamışlardır.

-Mevlana’ya göre güneş, perdenin ardındaki Güneş’in yansımasıdır. Evrenin kalbi, gökyüzünde ve dünyada Tanrı’nın işaretidir.

Ekran Resmi 2014-12-04 11.59.09

 

 

-Hitit güneşinin kendisi Tengri simgesi olduğu gibi, 3 adet küçük boy Tengri damgası da Hitit kralını, kraliçesini ve baş rahibi simgeliyorlar. Onların da kutsal özelliklere sahip olduklarını belirtiyorlar.

Hitit inancında Tengri damgası o kadar önemli bir yer tutuyor ki duvarlara bu damgaların farklı görüntülerini defalarca çizmişlerdir. Ayrıca Hititler dışında eski Ankara’lılar da iyi bilirler bu sembolün Ankara’ya yüklediği anlamları.. Ah ah.. Eski Ankara Logosu!

 

Ekran Resmi 2014-12-04 12.00.08

 

-Japonca’da Nişşôki (güneşli bayrak) veya Hi no maru (güneş dairesi) denilen Japonya bayrağı, beyaz zemin üzerine kırmızı daire konulan suretdir.

Kırmızı daire ülkeden doğan güneş ifade eder. Ülkenin adı ‘güneşin kaynağı’ anlamına gelen Japonya’da güneş, milli simgelerin en önemlilerinden biridir. Japon mitolojisine göre güneşin tanrıçası Amaterasu da Japon tanrılarının kraliçesi ve Japon imparator hanedanının anasıdır.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 12.02.40

 

EL, insan bedeninin sembolizmde en çok ortaya çıkan parçası olan el; Çin, Mısır, İslam, Hıristiyan, Yahudi tradisyonları gibi pekçok tradisyonda yeri olan bir semboldür. El sembolü, genel olarak tezahürün, icranın, uygulamanın, gücün, tesir aktarımının, hakimiyetin ve otoritenin sembolü olarak kabul edilir.

El insan için aynı zamanda bir ifade aracıdır. Quintilian bunun için, “Ellerin neredeyse konuştuğu bile söylenebilir” demektedir. Elleri savunmak için, söz vermek için, birini çağırmak için kullanır; sevincimiz, üzüntümüz, tereddütümüz gibi duygularımızı ifade etmek için de kullanırız.

Ekran Resmi 2014-12-04 12.03.41

 

Mısırda: Mısır hiyerogliflerinde el, tezahürü, hareketi, yöneticiliği ve tesir alıp vermeyi sembolize eder. Eski Mısır tradisyonundaki açık el sembolü ise manyetik güçle ve insanın vazifeleriyle ilişkilidir. Mısırlılarda el, ateş ve suyun; eril ve dişilin birliğini tasvir eder.

Hititlerde: Hititler’de takdis etme; eli değdirme veya eli değdirecek kadar yaklaştırmayla yapılırdı. Avuç içleri yukarı doğru açılmış, kalkmış eller Eski Mısır’da pasiflik, alıcılık ve dua halini temsil ederdi ki, günümüzde de gerek Hıristiyanlıkta gerek İslamiyet’te bu gelenek mevcuttur.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 12.03.44

 

 

Budizmde: Buda’nın eli korumanın sembolüdür, avuç içi yukarı dönük olduğunda sınırsız vericiliği sembolize eder. Budist ikonografisinde Buda’nın sağ eli dünyaya dokunur, onun üzerindeki tanrısallığını tasvir eder, dünyayı tanıklığa çağırır. O, aktif kutuptur. Sol eli sadaka çanağını tutmakta veya yukarı yönde dönmektedir ve alıcılığın, fedanın sembolüdür, o pasif kutuptur.

 

Çin Sembolizminde: Tokalaşan eller dostluğun, sadakatin sembolü olurken gizlenen el saygıyı ve itaati sembolize eder. Sağ el yang’tır ve gücü temsil eder ve onurun sembolü olan sol elin tam tersidir; yalnız savaşlarda bu tersine döner, sağ el kılıç eli olarak askerin ya da onurun eli olur. Sol el ise yin’dir.

 

Hristiyanlıkta:  El, Tanrı’nın gücünün, kudretinin sembolüdür. Hıristiyan Sanatı’nda bulutlardan uzanan el, Baba olan Tanrı’nın varlığı ve gücüdür. O, bazen Kutsal Ruh’un güvercinini salıverirken görülür. Hıristiyan ikonografisinde İsa Tanrı’nın Sağ Eli olarak tasvir edilir. Sağ El, diğer kaynaklarda da olumlu bir değeri ifade eder; örneğin sağ elin beyaz maji ile ve sol elin yolunun da siyah ile temsil edildiği gibi.

 

İslamda: Açık el, kutsamayı, tapınmayı ve misafirperverliği simgeler. Fatima’nın eli Tanrı’nın Eli’ni, ilahi gücü, Tanrı’nın takdirini ve ruhsal asaleti temsil eder. Başparmak Peygamberin sembolüdür, diğer parmaklar ise onun yoldaşlarının; birincisi Fatma Ana, ikincisi onun eşi Ali, diğerleri ise onların çocukları Hasan ve Hüseyin’dir. Dördüncü parmak aynı zamanda ruhsal ve etik seçkinlik, ve beşi birlikte beş temel kaideyi ve dinin beş direğini temsil ederler. Mevlevi dansında avuç içi yukarı, göğe dönük el; inisiyenin yukarıdan gelen rahmeti, spiritüel tesiri almasını, avuç içi aşağı yere dönük el ise aldığı ruhsal tesiri diğer insanlara aktarmasını temsil eder.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 12.03.47

 

Hayat ağacı, sürekli gelişen, cennete yükselen hayatın, dikey sembolizmini oluşturur. Geniş anlamda sürekli değişim ve gelişim içinde yaşayan evrenin sembolüdür. Evrenin üç elementini,toprağın derinlerine inen kökleri ile yeraltını dolayısıyla görünmeyeni, alt dalları ve gövdesiyle yeryüzünü,görüneni,varolanı;ışığa ve bilinmeze yükselen dallarıyla cenneti ve sonsuz evreni bünyesinde birleştirir. Yeryüzü ve cennet arasındaki iletişimi sağlar.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 12.07.44

Anadolu Motiflerinde hayat ağacı “Can Ağacı” olarak da nitelendirilir.Ölümsüzlüğün sembolüdür. Bir çok yörenin dokumalarında hayat ağacı üzerindeki kuşlar, zamanı gelince  uçaçacak olan can kuşlarıdır.Can ruh ile eşanlamlıdır. Özellikle servi ağacı ölümsüzlüğü simgeler.

 

Ekran Resmi 2014-12-04 12.07.49

 

“Hayat ağacı” deyimi Tevrat’tan gelmektedir. Yaşamın devamlılığını, yayılışını, öncesini ve sonrasını simgeler. Tüm iyiliik, sağlık ve olumlu kavramları bünyesinde barındırır.

Ölümsüzlüğün simgesi olan hayat ağacı motifi, Anadolu mezar taşlarında oldukça yoğun kullanılır.B u motif Türklere şamanizm kökenlidir. Orta Asya Şaman kaynaklarından edindiğimize göre hayat ağacı dünyanın merkezi olarak kabul edilir ve aynı zamanda Şaman’ın yeraltı ve gökyüzü        seyahatlerinde merdiven işlevi görür.

Kültürümüzde doğan çocuk için ağaç dikmek, ‘dikili bir ağacı olmak’  deyimi gibi ağaç ilişikli gelenek ve ilşikileri yansıtan öğeler vardır. Hemen hemen her inanışta ölümsüzlüğün simgesi bir hayat ağacı olagelmiştir. Yöreden yöreye değişmekle birlikte, evlilik geleneklerinde,uzun,hayırlı, bereketli, bir evlilik ve aile bağlarının simgesi oalrak hayat ağacı ya kız çeğizinde bir kilim, ya da işlenmiş bir motif olarak, su ve kuş motifleri ile birlikte ifade edilir.

Ekran Resmi 2014-12-04 12.07.51

 

 

Kaynakça;

 

1. Sembolizm-Sanat Ansiklopedisi | Jean Cassou

  Remzi Kitabevi (1999)

 

2. Mitoloji ve ikonografi |Doç.Dr. Bedrettin Cömert

   Hacettepe Üniversitesi Siyasi ve idari bilimler Fakültesi Sanat Tarihi bölümü (Mayıs,1980) METEKSAN

 

3. Görsel İletişim ve Grafik Tasarım | Tevfik Fikret Uçar

   İnkılap Kitabevi (2004)

 

4. Semboller | Alparslan Salt

   RM yayınları (İstanbul,2006)

 

5. A dictionary of Symbols | J.E. Cirlot

  Dover Puplications (New York, 2002)

6. Kemal Menemencioğlu

 

7.Graphic design Manuel | Armin Hopfman

  Verlog Niggli Ag (Sulger,Zürich,1965)

 

8.Pictowords | Semantics typography (Baumann-Baumarann)

 Musashiro Art University (Tokyo,2005 )

 

9.İletişim ve Grafik tasarım | Emre Becer

 Dost Kitabevi/yayınevi (Ankara,1997,1994,2002,2005,2006)

 

Beril Karabulut Yazar Hakkında