Zamanı Yönetmeyi Başaracaksınız Ama İşler Yine Yetişmeyecek

Çok iş var çok, bugün de yapılacaklar listesini tamamlayamadık!

 

İşinize ilk başladığını zamanları düşünün; yeni bilgiler edinirken sürekli çok fazla işle mücadele ediyor, işleri bir türlü yetiştiremiyordunuz öyle değil mi? Çünkü sürekli öğrenilecek çok şey olduğunu fark ediyordunuz. Bir yandan da sorumluluklarınızı yerine getirmek için büyük bir efor harcıyordunuz. Günün sonunda, önceden planladığını taskların bir kısmı hala aynı şekilde sizi beklediğini görüyordunuz.

 

Sizi çok iyi anlıyorum!

 

İş Hayatında Tecrübe Kazandıkça Hızlanırsınız

 

İşlerin nasıl ilerlediğini zaman içinde öğrendiniz. Artık daha hızlı çalışıyorsunuz, daha çok taskı tamamlıyorsunuz. Önceden nasıl yapılacağını araştırdığınız işleri ilerleyen zamanda öğrendiğiniz gibi karşınıza çıkan sorunları kendi yöntemlerinizle çözmeyi de öğrendiniz. Çok daha seri ve üretken birisiniz. Yani zamanı yönetmeyi öğreniyorsunuz. Hatta kendinizle gurur duymanızı sağlayan işler bile koyuyorsunuz ortaya.

 

Peki neden hala işler yetişmiyor?

 

HBRTürkiye’nin bloğunda okuduğum bir yazı bana bu konuda ilham verdi.

 

İşlerin hiçbir zaman yetişmeyeceğini ve bundan suçluluk duyulmaması gerektiğini anlatan bir yazı. İnsanların yanlış bir şey yaptığında, bunun sonucunda iki farklı deneyimi yaşadıklarını anlatıyor. Hepimizin yaşadığı duygular aslında: Suçluluk ve utanç.

 

Suçluluk ve utanç birbiriyle yakın duygulardır. Kendi tecrübelerinizi gözlemlediğinizde bunları gerçekten de yaşadığınızı fark edeceksiniz. Bu duyguların bedeninizi ele geçirmesine izin vermeyin, kendinize merhamet gösterin. Zihninizin kapalı kapıları arkasında arka planda sürekli “yetişemiyorum” düşüncesi çalışırken, kendi işinizi verimli bir şekilde yapmaya devam edemezsiniz. Eğer bu düşünceye rağmen verimli çıktılar elde ediyorsanız, bir de kafanızı kurcalayan ıvır zıvırdan arınmış olarak planınıza tamamen odaklandığınızı düşünün.

 

Kendi Task Yönetim Sisteminizi Kurarak Verimli Sonuçlar Elde Edin

 

İşlerin yetişmediği noktada durumu kabullenmemek gerekiyor. İnsanoğlu olarak sürekli kapasitemizi geliştirebiliyoruz. Daha iyisini, daha verimlisini ortaya koyabiliriz. Ya da farklı bir yol izleyerek daha kolay bir yolunu bulabiliriz. Ama öncelikle o karmaşanın içine girip yetişememe, başarısız olma, daha iyisini yapmanın yolunu bulma gibi tecrübeleri yaşamamız gerekiyor.

 

Bu tecrübeleri yaşarken de kendimiz için bazı güzellikler yapmamız gerekiyor. Karmaşa dediğime bakmayın, karmaşayı bir düzene sokmak gerek. Bu noktada kendi task yönetim sisteminizi kurun. Tabi “Nasıl olsa yetişemeyeceğim” diye kendinize konfor alanı yaratmayın. Merhametten kastım bu değil. Merhamet etmeniz gereken yer duygularınız. Operasyon konusunda her gün daha verimli sonuçlar ortaya koyabilirsiniz.

 

Başarılarınızın Ardından Övgüleri Toplayın

 

Her gün yeni bir projeye atıldığımız, kocaman bir yoğunluğun içinde harika tecrübeler edindiğimiz temponun içinde kaybolmayın. Özellikle ortaya koyduğunuz o harika işlerin kaybolup gitmesine, bir “eline sağlık” cümlesiyle tamamlanmasına izin vermeyin. Övgüleri toplayın. Kendinizi biraz şımartın!

 

Zamanı yönetmekten ve işleri yetiştirme çabalarından bahsediyoruz. İşlerin yetişememesi durumunda bize yansıyan negatif etkilerine değiniyoruz. Öte yandan işler yetiştiğinde ve çok güzel sonuçlar çıktığında, bir sonraki taskın heyecanına atılmadan önce bir tadını çıkarın o anın. İnsanlar yaptığı işin değer gördüğünü hissettiğinde motive oluyorlar. Motivasyonunuzu yenileyin, yükseltin. Verimli sonuçlarla ilerlemeye devam edin!

Oğuz Dağlı Yazar Hakkında